Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "iPhone için kamera filtresi"

agabey04 köşesi

doğunun en doğusunda bir şehir ve o şehirin kenarda kalan mahallelerinden birinde bir taş yığını üerinde çocuklar oturmuş ne oynayacaklarına karar veriyorlar, biri teklif sunuyor:

hadi savaş oynayalım sen düşman ol ben terörist...

evet şimdi 5 dakika kadar düşünelim ve cevap verelim sorulara:
1: bir çocuk oyun olarak neden savaş oyununu seçer?
2: bir çocuğun hemde 6-7 yaşlarında bir çocuğun hafızasında neden terörist kelimesi bulunur?
3: bence en vahimi; bir çocuk bir oyunda bile olsa neden terörist olmak ister???
4: kan döken, kadın çocuk demeden öldüren insanlık dışı bir varlığa özenti neden? neden?neden?
5: bizler çocuklarımızı neden insan sevgisiyle yetiştirmiyoruz?
6: "neden senin deden bu vatan için şehit oldu" cümlesini neden unuttukta çocuklarımız terörist olmaya özenir oldu?
bu özenti niye. bu saçmalık neden???
benim aklım bu mantığı anlayamıyor... bir çocuğu terörist olmayı özendiren nedir? bana biri anlatsın lütfen...

Spacer
Spacer
 | 7 yorum var 
 | 05 Mayıs 2008 09:48 

Anneler gününz kutlu olsun...
Anneler gününz kutlu olsun...

Annelerimize olan sevgimiz aşikar buna hiç kimse itiraz edemez her ne kadar anneler günü ile ilgili hergün anneler günüdür v.s. gibi zırvalamalar olsada beni rahatsız eden ve midemi bulandıran şey bütün çocuklara küçücük yaşından itibaren

benim annem en güzeli
yarışması içerisine sokulmaya çalışılıyor olması...
benim annemin güzelliğini ispatlamam için ona filanca reklamda çıkan filanca hediyeyi almalıyım eğer alamazsam benim annem en güzeli olamayacak.
tüh benim param yok o yüzden benin annem buyılda çirkin kalacak...

maalesef Annesi hayatta olmayan çocuklar annelerini bir türlü güzelleştiremeyecekler... çünki onların reklamlarda anlatıldığı gibi güzelleştirebilecekleri bir anneleri yok...

Spacer
Spacer
 | 3 yorum var 
 | 04 Mayıs 2008 11:01 

Etiketler: , , , ,

hayatı satrancın düzlemlerinde yaşadığımızı düşünürsek gidişi olupta dönüşü olmayan tek taş piyondur...
bizler hayatın maalesefki sadece piyonlarıyız. istediğimiz kadar kendimizi vezir veya şah gibi düşünelim hayatı maalesef geriye dönüşü olmadan yaşayanlarız. vezir olmayı başarabilmenin tek yolu ise sınırı geçmek... peki sınırı geçmeye cesareti mecali olan kaç yürekli insan var. yada geriye bakamama yüreksizliği içerisinde hiç arkasına bakmadan ve arkada bıraktıklarını umursamadan kaç kişi vezir olmayı ister...
bizler piyonuz ve geri dönemiyoruz. o zaman bize iki seçenek kalıyor; ya her attığımız adımı kılı kırk yararak arkada bırakacaklarımızıda koruyarak atacağız, yada en hızlı şekilde sınırı aşmaya çalışıp tehlikeleri göze alacağız.

Spacer
Spacer
 | 1 yorum var 
 | 25 Nisan 2008 20:35 

Günümüz yazılarına ve yazarlarına baktığımız zaman yüzümüz kızarmadan okuyabileceğimiz kaç eser bulabiliriz? Yada çocuğumuza gönül rahatlığı ile okutabileceğimiz yazılmış kaç yeni eser bulabiliriz.M.E.B. Bize hala cumhuriyetin ilk dönemine kadar gelen kitapları tavsiye ediyor… gelelim günümüze maalesef ki günümüzde içerisinde şiddet, küfür ve sahtekarlığı bir şekilde kahramanı ile ilişkilendirmemiş kitapları bulmak için adeta cımbız kullanmak gerekiyor… Yazarların toplumu yönlendiren kişiler olmaları gerekirken özgürlük adı altında insanlara özgürlük vaat eden eserler(!) ortaya koyuyorlar. Yazının burasında insan kendine soruyor “ edebiyat bu yazıların neresinde” Edebe biat etmenin zamanı gelmedi mi sizce de?

Spacer
Spacer
 | 2 yorum var 
 | 14 Nisan 2008 00:36 

(arşiv)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

yazar hakkında

agabey04 hakkında daha fazla bilgiyi profilinde bulabilirsiniz.

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu